Gündem

Devletin varlığı, milletin birliğiyle perçinlenmeli

DSP Genel Başkanı Önder Aksakal, devletin varlığının, milletin birliğiyle perçinlenmesi gerektiğini söyledi.

DSP başkanlık kurulu Genel Başkan Aksakal  başkanlığında video konferans yoluyla toplantı gerçekleştirdi. 

Aksakal, burada yaptığı konuşmada, Dünya Sağlık Örgütü tarafından COVID-19 salgınıyla ilgili olarak yapılan pandemi ilanını takip eden süreçte Cumhurbaşkanı ve Hükümet olarak ortaya konulan tedbirlerin büyük çoğunluğunun olumlu ancak yetersiz olduğu konusundaki görüşlerini daha önce de hatırlattıklarını söyledi.

Bugün itibariyle gerek iktidar, gerekse ana muhalefet ekseninde yaşanan olayların, konunun ciddiyetinden uzaklaşma eğilimi göstermesi sebebiyle Demokratik Sol bakış açısıyla yeniden bazı uyarıları yapma zarureti doğduğuna işaret eden Aksakal, şunları kaydetti:

”Türkiye artık dünyada da vazgeçilmeye başlanılan neoliberal politikaları terk edip ivedilikle demokratik sol politikaları hayata geçirmelidir. Basit bir örnek vermek gerekirse, salgın hastalıkla mücadele esnasında yaşadığımız ve ihtiyacımız olan alkol maddesinin eksikliğinin esasen gözü kapalı satılan şeker fabrikalarının yokluğundan kaynaklandığı gerçeğini ve buna benzer daha birçok yanlış tasarrufları, iktidarı elinde bulunduran siyasi iradenin artık kabul etmesi gerekir.

Salgını yavaşlatabilmenin ve nihayete erdirebilmenin en önemli yolunun elbette toplumsal hareketliliği ve teması yok etmekten geçtiği tartışmasızdır. Devletimiz öncelikle kendi halkımızı ve kendi kaynaklarımızı korumak mecburiyetindedir. Son günlerde özellikle başta ana muhalefet yandaşı kesimler olmak üzere ısrarla bir sokağa çıkma yasağı ilan edilmesine yönelik taleplerin yoğunlaştırılması ve sürekli gündemde tutulması, fırsatçı bir yaklaşımla ‘Merkezi Hükümet’, ‘Yerel Hükümet’ gibi tanımlamaların tartışmaya açılmaya çalışılması, virüs salgının yaratacağı sonuçlardan daha vahim bir sürecin başlatılmasına yönelik stratejik girişim olarak değerlendirilmelidir.

Top yekün bir sokağa çıkma yasağının getirilmesi yerine, sokağa çıkışın etkili şekilde kontrol altına alınması için net ve kesin tedbirlerin ortaya konulmasının daha önemli olduğunu düşünüyoruz. Salgına karşı alınan önlemler en çok emeğiyle geçimini sağlayan toplum kesimlerini sıkıntıya düşürmektedir ki bu kesim sadece sigortalı ve devlet kayıtlarında yer alan insanlardan müteşekkil değildir. Devlet, halkına güvenceyi verdiği gibi aynı zamanda hissettirmelidir. Şunu çok iyi bilmeliyiz ki devlet sadaka istemez. Türkiye Cumhuriyeti Devleti güçlüdür ve büyüktür. Bir taraftan Cumhurbaşkanı, diğer taraftan bazı büyükşehir belediye Başkanlarının karşılıklı yardım kampanyası yarışı içine girmeleri en hafif deyimiyle asil Türk milletinin dünya devletleri karşısında gücünü tartışmaya açar. Hele hele inancımızın bir gereği olan Ramazan ayında yapılacak fitre–zekat hayırlarının muhtaç kişiler yerine devlet sorumluluğundaki işlerde kullanılmak üzere yardım hesaplarına yönlendirilmesi, toplumda ciddi bir inanç travması yaratır ki böyle bir durum belki de salgının etkilerinden daha tehlikeli sonuçların ortaya çıkmasına sebep olabilecektir.

Bağış, kişisel bir tercih ve iradedir. Bunun belirli kalıplara sokulması yanlıştır. Sayın Cumhurbaşkanı diğer bazı konularda olduğu gibi kendisine yanlış önerilerde bulunabilen danışmanlarını dikkatle değerlendirme mecburiyetindedir. DSP olarak, ülkenin ve toplumun bugün içinde bulunduğu durumun vahameti, önemi ve boyutları itibariyle mevcut hükümet yapısıyla ve tek bir siyasi irade eliyle selamete çıkabilmenin mümkün olmadığını önemle vurgulamak isteriz. Konu bir siyasi parti sorunu olmaktan çok uzakta, artık milli seferberlik ilanını gerektirecek boyutlara ulaşmıştır. Sayın Cumhurbaşkanı anayasal olarak kendi başkanlığında, bugün itibariyle seçimlere katılma yeterliliğine sahip siyasi partilerden temsilcilerin yer alacağı bir milli hükümet kurmalı, bu yolla toplumun bütün kesimlerinin elini taşın altına koymasını sağlamalıdır. Yaşananlar bir parti meselesi değildir.”

Hibya Haber Ajansı

Etiketler
Daha Fazla Göster

Berkan Yıldırım

1992 doğumlu. Eskişehir Üniversitesi Radyo Televizyon ve Sinema bölümü 3. sınıf öğrencisi. 2 yıldır çeşitli dergilerde editörlük görevi yapmaktadır. En büyük hayali ulusal bir gazetede editörlük görevine devam etmek.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı